|
Aldığımız onlarca e-mail sonunda, böyle bir yazı hazırlamaya karar verdik. Çünkü bu e-maillerin hepsi, fazla kiloları olduğunu söyleyen ve yakın zamanda bebek sahibi olmaya karar veren kadınlardan geliyordu. Evet, bu kadınlar hamilelikleri sırasında diyet yapmanın bebekleri ve kendileri için ne kadar zararlı olduğunu söylüyorlar; dolayısıyla hamile kalmadan bu kilolarını vermek istediklerini belirtiyorlardı. Ama bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar ya da kulaktan dolma laflarla yeni bir beslenme düzeni oturtmanın yanlış olacağını düşünüyorlardı. Bizde, Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli'den çocuk sahibi olmak isteyen bu okuyucularımızın, hamile kalma kararı verdikleri andan itibaren nasıl beslenmeleri gerektiğini ve dikkat etmeleri gereken noktaların neler olduğunu anlatmasını istedik. İşte sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmek ve sağlıklı bir bebek sahibi olmanız için hamilelik öncesi dönemde aklınızdan çıkarmamanız gerekenler?
Kilonuza dikkat!
- Öncelikle ideal kilonuza çok dikkat etmelisiniz.
- Sağlıklı beslenme kuralları, her dönemde önemli olduğu gibi, hamilelik öncesinde de büyük önem taşır. Sağlıklı bir beslenme programının içeriğinde bütün besin gruplarını yeterli ve dengeli bir şekilde bulundurmalısınız.
- Hamilelik öncesi dönemde, aşırı kalori fazlalığına neden olan rafine şekerler, yağlı yiyecekler, kızartmalar, hamur işleri, katkı maddesi içeren hazır gıdalardan uzak durmalısınız.
Vitaminlerin önemi
- Hamilelik öncesi dönemde sağlıklı bir vücuda sahip olmanız, hamileliğinizin başlangıcı ve bitişi arasındaki zaman diliminin de sağlıklı geçmesini sağlar.
- Sağlıklı bir hamilelik için tüm besin öğeleri önemlidir. Fakat folik asitin (B vitamini) özel bir önemi vardır. Folik asit, hamilelik öncesi ve hamilelik dönemindeki beslenmenizin olmazsa olmazıdır.
- Dolayısıyla, genetik materyal ve yeni hücrelerin oluşturulabilmesi için bu dönemde folik asite ayrı bir gereksiniminiz vardır. Hamilelik sırasında folik asit, bebeğin omuriliğini oluşturan nöral tüpün gelişmesine yardımcı olur. Nöral tüp, hamile kaldıktan hemen sonra şekillenmeye başlar. En iyi folik asit kaynakları; yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer, böbrek gibi organ etleri, pancar, brokoli, bamya, kurubaklagiller, buğday embriyosudur.
- A vitamini; sizin ve bebeğinizin tüm vücut dokularının ve hücrelerinin sağlığına ve büyümesine katkıda bulunur. Sağlıklı bir hamilelik için Tiamin, Riboflavin ve Niasine de ihtiyacınız vardır. En iyi kaynakları; et, makarna, pilav, kurubaklagiller, tüm tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, süt, peynir, yoğurt, mantar, yerfıstığı ve yumurtadır.
Doğru beslenme programı
- Hamilelik süresince, sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak için çoğu besin öğesinin gereksinimi artar. Diyetiniz yetersizse, bebeğinizin gelişimi bozulabilir ve bebeğiniz düşük doğum ağırlıklı doğabilir.
- Bütün besin gruplarının dahil olduğu yeterli ve dengeli düzeyde alım, artan besin öğesi ihtiyacını sağlamak için en iyi yoldur. Gelişen bir bebeğin vücut hücreleri çoğunlukla proteinden yapılır. Vücudunuzdaki değişiklikler ve özellikle de plasenta, proteine gereksinim duyar.
- Hamilelik döneminde günlük olarak fazladan 10 gram proteine daha ihtiyacınız vardır. Proteinin görevini gerçekleştirebilmesi için enerji ihtiyacınızın yeterli düzeyde karşılanması gerekir. Yeterli düzeyde tüketmiyorsanız, vücudunuz proteinleri hücrelerin yapılması için değil, enerji elde etmek için kullanır. Enerjinin başlıca kaynağı ise karbonhidratlardır. Fakat fazla karbonhidrat alımı, vücutta yağ birikimini artıracağından, diyetle yeterli ve dengeli miktarlarda alınmalıdır.
Sağlık için su için...
Vücudunuzdaki su oranını normal düzeylerde tutmak için gün boyunca yeterli su (en az 8-12 bardak) tüketmelisiniz. Süt, meyve suyu ve diğer bazı içeceklerin temeli sudur ve günlük su alımına katkıda bulunurlar. Ancak kafein içeren çay, kahve ve bazı alkolsüz içecekler ile alkollü içecekler vücudunuza su sağlayan iyi kaynaklar değillerdir. Kafein ve alkol, idrarda artış yaparak vücuttan su kaybına neden olur.
Suyun önemi
Anlaşıldığı gibi su, insan vücudunda ve yeryüzünde en fazla bulunan maddedir. Solunum için nasıl oksijen gerekliyse susuz yaşam da mümkün değildir. Peki su vücudumuz için neden bu kadar gerekli? İşte yanıtı;
- İnsan vücudunda gerçekleşen tüm metabolik fonksiyonlarda (hücre içinde ve dışında) suya gereksinim duyulur. Su, vücut sıcaklığını yaklaşık 37 derecede tutarak düzenler. Özellikle fiziksel aktivite gibi birçok vücut fonksiyonunda ısı üretilir. Terleme yoluyla deriden buharlaşan su ile vücut ısısı ayarlanır.
- Su; ağız, gözler ve burun gibi vücut dokularının nemlenmesini sağlar.
- Eklemlere destek olur ve vücut organlarının, dokularının korunmasını sağlar.
- Vücut fonksiyonlarının düzenli olması için vücudun sürekli bir su kaynağına gereksinimi vardır.
- Dışarıda yapılan yoğun çalışmalarda özellikle de sıcak ve nemli günlerde vücuttan su kaybedilir. Vücuttan sadece 0,5-1 kilogramlık su kaybı, susama hissini oluşturur.
- Su, diyette tüm besin öğelerinden daha fazla miktarlarda bulunur. Temel kaynakları içtiğimiz su ve diğer içeceklerdir. Kereviz, salatalık, domates, kavun, karpuz gibi sulu sebze ve meyveler yüzde 90'dan daha fazla su içerirler.
ÖRNEK BESLENME LİSTESİ
Sabah
1 bardak diyet süt
1 dilim peynir
3-5 adet zeytin
2-3 çay kaşığı katkısız reçel
Domates, salatalık, maydanoz
1-2 dilim kepekli ekmek
Ara öğün
1 porsiyon meyve
Öğle
1 porsiyon sebze yemeği
200 gram diyet yoğurt
2-3 yemek kaşığı pilav ya da makarna
1 porsiyon meyve
Ara öğün
1 porsiyon meyve
1 bardak diyet süt
Akşam
1 kase çorba
200 gram ızgara et
Salata
1-2 dilim kepekli ekmek
Ara öğün
1 porsiyon meyve
|