|
Çocuğunuzun saçıyla oynaması, burnunu karıştırması ya da nefesini tutması sinirinizi bozabilir, ancak çocuklarda sık sık rastlanan bu kötü alışkanlıklar zamanla, kendiliğinden kaybolur, hatta bu kötü alışkanlıkları görmezden gelmeyi başarabilirseniz, tahmin ettiğinizden önce bile yok olabilir. Ancak eğer sorun çocuğunuzun yemek seçmesi ise, büyüdüğü zaman kendiliğinden yediklerinin zenginleşeceğinden emin olamazsınız. Ne yazık ki çocuklukta oluşan yeme alışkanlıklarının yetişkinlikte de devam etmesi ender görülen bir durum değildir. Bu nedenle kötü yeme alışkanlıkları ile ne kadar erken mücadele etmeye başlarsanız, o kadar etkili olur. Fakat her yemeğin bir savaş alanına dönüşmesini de istemeyeceğiniz göz önüne alınırsa; çocuğunuzun yeme alışkanlıklarını değiştirmek için küçük, zekice ve hatta sinsice adımlar atmanız gerekebilir. Sizlere, çocuğunuzun kötü yeme alışkanlıkları ile mücadele etmenize yardım edecek beş adımlık bir plan sunuyoruz.
Durmadan atıştırmak
NEDEN KÖTÜ?
Bütün gün durmadan atıştıran çocuğunuz ana öğünlerde tok olduğu için yemek yemek istemeyebilir. Sürekli bir şeyler tıkınmak, yediği şeyler sağlıklı seçimler bile olsa, çocuğunuzun açlık ve tokluk gibi duygularını birbirinden ayırt etmeyi öğrenmesini engeller. Oysa bu yetenek hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı bir özelliktir.
ALIŞKANLIĞI NASIL YENERSİNİZ?
• Bir program hazırlayın. Çocuğa gün içinde iki ya da üç ara öğün verin (kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğleden sonra ve acıkırsa yatmadan önce) ve yemeğini yemek masasında oturarak yemesini sağlayın, çünkü çocuklar belli bir yapıya sadık kaldıklarında daha iyi sonuç elde ederler. Eğer çocuğunuz diğer zamanlarda, özellikle de yemekten hemen sonra, muhtemelen aç bile değilken yiyecek bir şey isterse, ona atıştırma zamanının gelmek üzere olduğunu hatırlatın. Yine de onu geri çevirmekten hoşnut değilseniz, bir parça vermeyi deneyebilirsiniz. Başlangıçta bunu yapmakta zorlanabilirsiniz, ancak sonuç buna değer; çünkü çocuğunuz bir yeme düzenine sahip olursa, açlık durumunu tahmin etmeniz çok daha kolay olur. Günlük olaylara göre çocuğun yeme ihtiyacı da değişebileceğinden, atışma düzenini esnetmeniz gerekebilir.
• İyi atıştırmalıklar seçin. Bir parça protein ve yağ içeren atıştırmalıklar çocuğu daha uzun süre tok tutarak, çocuğun atıştırma isteğini daha az hissetmesini sağlar. Bir dilim ekmeğin üzerine süreceğiniz labne peyniri ve bal, meyveli yoğurt ya da yumurtalı ekmeği hem severek yerler, hem de bu besinler çocukların uzun süre tok kalmasını sağlar.
• Abur cuburu göz önünden kaldırın. Çocuğunuzun gözü önünde ve elinin altında onca atıştırmalık ve abur cubur varken, ona yeme demek çok daha zordur. Çekmecelerinizi ve buzdolabınızı yeniden düzenleyin ve açıkta sadece elini uzatıp almasının sakıncasının olmadığı yiyecekleri bırakın: Minik havuçlar, elma dilimleri, meyveli yoğurt gibi…
24/7 meyve suyu içmek
NEDEN KÖTÜ?
Katkısız, taze sıkılmış bir meyve suyunun çocuğunuzun beslenmesine katkıda bulunmayacağını söyleyecek değiliz, ancak yarım bardaktan fazlası ya da sürekli mideye indirilen bardak bardak meyve suyu, çocuğunuzun minik midesini doldurarak yiyeceğe yer bırakmaz. Ayrıca bazı çocuklarda fazla meyve suyu içmek ishale de neden olabilir. Meyve sularının yüksek kalorili olmaları, çocuklarda kilo alımına da neden olabilir, özellikle paketlenmiş meyve sularının kalori bilgilerini paket üzerinden edinebilirsiniz. Meyve sularından bol bol C vitamini aldıkları da söylenebilir, ancak unutmamak gerek ki başka gıdalardan da gerekli vitaminleri almak mümkündür.
ALIŞKANLIĞI NASIL YENEBİLİRSİNİZ?
• Bebek bardaklarını ortadan kaldırın. Bebek bardaklarını ortadan kaldırın, çünkü çocuklar normal bardakları kafalarına dikip içemez ya da gün boyu ellerinde gezdirip duramazlar, bu da içtikleri miktarı doğal olarak azaltır.
• Önce su içirin. Çocuğunuzun gerçekten susadığı anlarda ona su yerine meyve suyu vermeyin, çünkü hızla kafaya dikip hepsini içer. Futbol antrenmanından ya da dışarıda oynamaktan geldiğinde önce ona su içirin. Emin olun, susamış çocuğunuz suya hiç itiraz etmeden içecektir. Ancak ondan sonra meyve suyunun tadını çıkarması için çok daha az miktarda verebilirsiniz.
• Sulandırın. Çocuğunuza vereceğiniz meyve suyunu yarı yarıya sulandırın. Bir parça soda ekleyip daha eğlenceli bir hale getirebilir, limon suyu ekleyerek yoğunluğunu artırabilirsiniz. Ancak sulandırdığınız meyve suyunu da gün boyu içmesine izin verirseniz, amacınıza hizmet etmiş olmazsınız. Amacınızın onda sağlıklı yeme içme alışkanlıkları oluşturmak olduğunu unutmayın.
Şekerde doz aşımı
NEDEN KÖTÜ?
Bebekler, tatlı şeyleri tercih eden bir damak zevkine sahip olarak doğarlar, yani hepsinin şekere bayılmasında şaşılacak bir şey yok! Ne yazık ki tatlı ve şekerlerin hiçbir besleyici değerleri yoktur, üstelik çok fazla kalori içerirler. Araştırmalar 2-3 yaşındaki çocukların bir günde tükettikleri şekerli ürünlerin 14 tatlı kaşığı tozşekere tekabül ettiğini gösteriyor, bu sayı 4-5 yaşlarında 17 kaşığa ulaşıyor.
ALIŞKANLIĞI NASIL YENEBİLİRSİNİZ?
• Sınırlayın. Birdenbire şekeri kesmek yerine, işe bazı makul ve mantıklı kurallar koyarak başlayın ve onlara harfiyen uyun. Belki “günde bir tatlı” politikası uygulayabilir ya da birkaç küçük şekerlemeden (bir parça çikolata veya tek lokmalık kurabiye de olabilir) oluşan ara öğünler verebilirsiniz. Neye karar vermiş olursanız olun, bu konuda açık olun ve çocuğunuza seçenekler sunun. Örneğin, tatlını şimdi mi istersin, yoksa yemekten sonra mı?” gibi… Evde yediği şekerli yiyecekleri sınırlamanın işe yaradığını göreceksiniz.
• Şeker kaynaklarını araştırın. Çocuğunuzun yediği yiyeceklerin ne kadar şeker ihtiva ettiğini araştırın, hatta tehlike arz ettiğini düşünmediğiniz (oysa her 4 gramı 1 tatlı kaşığı şekere eşit olan) meyveli kahvaltı gevrekleri gibi yiyecekleri bile! Üstelik gün boyu fazlasıyla tatlı yiyecek tüketmek çocuğunuzun iştahını daha da arttırır. Yiyeceklerin içeriğindeki şekerleri tanıdıktan sonra onları düşük şekerli olanlarla değiştirin, etiketlerini karşılaştırarak en iyi seçeneği bulun.
• Sağlıklı tercihleri deneyin. Akşam yemeğinin ardından, hemen kekleri ve pastaları ortaya çıkartırsanız, çocuğunuzun tatlı düşkünlüğünü sağlıklı seçeneklerle tatmin etmesi için ona şans tanımamış olursunuz. Çocuğunuz üzerine tarçın serpilmiş bir muz ya da bir top dondurma ile servis ettiğiniz çileklerle de pekala mutlu olabilir.
Fazlasıyla karbonhidrat almak
NEDEN KÖTÜ?
Protein yönünden zengin et ve tavuk gibi yiyecekleri yemeği reddeden çocuklar, demir ve çinko gibi bazı değerli vitamin ve minerallerden yoksun kalabilir. Eğer makarna ve beyaz ekmek gibi hemen sindirilen karbonhidratları fazlasıyla tüketiyorsa, çocuğunuz büyük olasılıkla yemekten kısa bir süre sonra tekrar acıktığından da şikayet edecektir.
ALIŞKANLIĞI NASIL YENEBİLİRSİNİZ?
• Yumuşak pişirin. Çocukların çoğu eti yemesi zor olduğu için sevmez. Etler hem çok sert olabilir, hem de uzun süre çiğnemek gerekir. Çocukların tavuk nugget’ları sevmesinin bir nedeni de budur: İçindeki et kesildiğinden yemesi kolaydır. Etleri ağzı kapalı şekilde, kendi suyuyla ağır ateşte yavaş yavaş pişirmeyi deneyin, böylece et çok daha yumuşak olur. Eti yemeğin sosunda kullanabileceğiniz gibi çorbanın içine de katabilirsiniz. Hindi ya da biftekleri lavaşlara sararak eğlenceli sunumlarla da çocuğunuza yedirmeyi deneyebilirsiniz.
• Protein desteği verin. Eğer çocuğunuz eti sevmiyorsa, diğer protein kaynaklarına ağırlık vermeyi deneyebilirsiniz. Bakliyatlar, yumurta ve az yağlı şarküteri ürünleri genellikle çocukların severek yediği ürünler arasında yer alır. Ancak çocuğunuz et tüketmiyor diye çok fazla endişelenmeye de gerek yok! Çünkü 2-3 yaşındaki bir çocuğun günlük protein ihtiyacı sadece 16 gram (4-5 yaşlarında bu rakam 24 grama çıkıyor). Bir fincan sütte sekiz gram, bir kibrit kutusu büyüklüğündeki az yağlı dil peynirinde ise 8-10 gram protein bulunuyor.
• Karbonhidratları zenginleştirin. Çocuğunuza şimdiden beyaz ekmek yerine, kepekli ya da tam tahıllı ekmek alışkanlığı kazandırabilirsiniz, çünkü bu besinler hem daha yüksek besleyici değere sahiptir, hem de daha uzun süre tok tutar. Protein açısından zengin kahvaltı gevreklerini de tercih edebilirsiniz.
Sebze yemeği reddetmek
NEDEN KÖTÜ?
Sebzeler, A ve C vitamini yönünden olduğu kadar lif yönünden de zengin birer kaynaktır. Bunları meyvelerden de alabilirsiniz, ancak sebzeleri sevmeyi öğrenmeleri hala çok önemli! Çünkü sebze yiyen yetişkinler olmanın yolu sebze seven çocuk olmaktan geçiyor ve sebze yönünden zengin bir beslenme hem sağlıklı olmayı, hem kilo kontrolünü, hem de hastalık riskinin azalmasını sağlıyor.
ALIŞKANLIĞI NASIL YENEBİLİRSİNİZ?
• Yağdan korkmayın. Bir parça sağlıklı yağ, sebzeleri daha lezzetli hale getirdiği gibi vitaminlerin vücut tarafından emilimini de arttırır. Örneğin az yağlı bir peynir ya da kalorisi azaltılmış mayonez sayesinde çocuğunuz sadece 50 kalori fazla alır, ama normalde yemediği bir brokoliyi yemek isteyebilir.
• Özel hale getirin. Haşlanmış veya çubuklar halinde kesilmiş sebzelerden bir tabak oluşturun ve humus, yoğurtlu baharatlı sos ve salsa sos gibi değişik tatlarla çocuğunuza verin. Bu sizin çok az zamanınızı alır, ancak onun için çok şeyin farklı olmasını sağlayabilir.
• Sakin olun. Sebzeler de dahil olmak üzere çocuğunuzu kesinlikle yiyecekler üzerinden cezalandırmayın ve asla ona baskı uygulamayın. Aksi takdirde kendinizi zorlu bir güç mücadelesinin içinde bulursunuz. Davranışlarınızın sözlerinizden çok daha etkili olacağını aklınızdan çıkarmayın, yani sofrada her zaman sebze bulundurun (yeni sebzeleri tanıdığı diğer sebzelerle yan yana getirin), sebze tüketen anne babalar olun ve sık sık sebzelerin ne kadar taze ve lezzetli olduklarından bahsedin. Bu durum haftalar, hatta aylar alabilir, ama sonunda o da sebzeleri denemek isteyecektir.
|